Seyahat Gülüğüm: Şanlıurfa

Gaziantep gezisi sonrasında Doğu turuma Şanlıurfa ile devam ettim.
Temmuz ayı olması sebebiyle hava çok sıcaktı. İlk rotam 2013 yılında Uluslararası Sakin Şehir Listesine dahil olan Halfeti oldu. Doğayla iç içe vakit geçirebileceğiniz bu mekanda tekne turu yapmanızı tavsiye ederim.
Yapacağınız tekne turu ile batık kentin bir bölümünü görebilirsiniz. Tur esnasında yarım saatlik mola veriliyor. Bu molada bol bol fotoğraf çekmeye fırsatınız olacak.
Halfeti’ye gelmişken Halfeti Köprüsünden geçmenizi de tavsiye ederim. Yemyeşil ağaçlar, altınızda tertemiz su, kuş sesleri ve bol oksijenli hava... İnsana huzur veren, insanı rahatlatan bir ortam.
Halfeti’de sahil turu yaparken kıyıda çok sayıda restoran ve hediyelik eşya satan dükkan olduğunu gördüm. Restoranlar balık, kebap üzerine genellikle. Halfeti’ye özgü Şabut Balığından tatma fırsatım oldu. Ancak aşırı kılçıklı olması ve tadının abartıldığı kadar güzel olmaması sebebiyle ben kebap yemeyi tercih ettim. Hediyelik eşya olarak sevgiliye özlem dolayısıyla içine gözyaşı akıtılan gözyaşı şişesi ve Şanlıurfa'yı simgeleyen magnetler alınabilir.
Geziniz bitti ve artık Halfeti'den dönmek üzeresiniz. Şayet benim gibi gezmeyi seven biriyseniz bir an durun ve rotanızı Halfeti Terasa çevirin. Burada çayınızı, kahvenizi alıp muhteşem manzarayı seyredebilirsiniz.
Şanlıurfa’da diğer ziyaret ettiğim mekan halk arasında Balıklı Göl olarak bilinen Halilür Rahman gölü oldu. Göle adım atar atmaz şehrin gençleri etrafınızı sarıp sizlere rehberlik yapıyor. Anlatılan rivayete göre bu bölge Hz. İbrahim’in ateşten kurtulduğu yermiş. Gelmişken Rizvaniye Camiini de ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Yine gezmeye meraklı biriyseniz göle çok yakın olan Şanlıurfa Kalesini ziyaret edebilirsiniz.
Şanlıurfa’da görülmesi gereken önemli mekanlardan biri de UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Göbeklitepe. O dönemde insanların ilkel çağı yaşamalarına rağmen gelişmiş bir yaşam sürdürdüklerinin kanıtı olan bu mekan mutlaka gezi listenizde olsun.
Şanlıurfa’da gezime Harran kenti ile devam ettim. Harran’da görülmesi gereken yerlerin başında trullo yöntemiyle inşa edilen kümbet evler geliyor. Hava çok sıcak olduğu için molamı bu evlerde yaptım. İçeceğimi yudumlarken yöre halkıyla bire bir sohbet etme imkanım oldu. Sıcakkanlı ve çok misafirperver insanlar. İtiraf etmem gerekirse burada yaşayan insanlarla ettiğim sohbetlerin tadı bir başkaydı. Mola bitince kümbet evlerde satış yapan ailelerin birinden Karagül Kolonyası aldım. Karagül Şanlıurfa’ya özgü bir çiçek. Ondan yapılan kolonya ise ayrı güzel.
Harrana kadar gelmişken Müslümanlara ait ilk üniversite olan Harran Üiversitesini ve Hz. Şuayp Makamını da görmeniz gerekir. Hz. Şuayb'ın Makamına gittiğimde yine şehir merkezinde olduğu gibi yörenin gençleri karşılıyor sizleri. Toplamda beş arkadaş gelenlere rehberlik yapıyor. Bu mekanda beni en çok etkileyen yer Hz. Şuayb’ın namaz kıldığı rivayet edilen yer oldu. Çok farklı ve insanı etkileyen atmosferi vardı. Gezinin sonunda çocuklarla sohbet ettim. Televizyonları çekmiyormuş bunun için ellerinde olan bir filmi sıkıldıkça günde dört beş kez izlediklerini söylediler. Yine ileride neler yapmak istedikleri üzerine konuştuğumda bir tanesinin verdiği cevabı hala unutamam: ‘’Şanlıurfa merkezde yaşamak istiyorum.’’ Onun en büyük hayali buymuş.
Gezi sonrasında akşam yemeği için şehir merkezine yol aldım. Urfa kebabı, lahmacunu, içli köftesi , soğuk ayranı ve billuriye tatlısı çok lezzetliydi.
Şanlıurfa’ya gelmişken acı biberini, isot salçasını almadan dönmeden olmazdı. Siz de kendinize ve sevdiklerinize bu lezzetleri hediye edebilirsiniz.
İyi ki gelmişim ve görmüşüm dediğim şehirlerden biriydi Şanlıurfa. Yolunuz düşerse mutlaka tadını çıkara çıkara gezin bu güzel şehri.

Halfeti Teras'ta bu iki yakışıklıyla tanıştım. Biri meslektaşım olmak istiyor diğeri doktor. İnşAllah isteklerini gerçekleştirecek hayırlı bir hayatları olur.
