27 Şubat 2026, 22:24 tarihinde eklendi

Dokuz Ayın Hikayesi

Dokuz Ayın Hikayesi

İnsan; çok boyutlu yaşama, milyonlarca hücre ile girdiği yarışı önde bitirerek “Ben de varım!” der. Bu ilk mesajı, yaklaşık 38 hafta konaklayacağı anne rahminden vermektedir.  

Mucizeniz, oldukça dayanıklı olan bu merkezde öncelikle; büyüme ve gelişme ihtiyacını karşılamak üzere beslenmeye başlar. 

Üçüncü haftaya adım attığında artık yeni bir dönemin1 kapısını aralamıştır. Organlarının, kollarının, bacaklarının, parmaklarının ve yüzünün taslaklar halinde şekillenmeye2 başladığı bu kritik süreç yaklaşık 42 gün sürecek ve o, sürecin sonunda fiziksel olarak küçük bebek suretine bürünecektir.

Kendisi minik, potansiyeli büyük olan mucizenin annesi; bahsettiğim bu yeni dönemde her zamankinden daha dikkatli olur musun? Zira yaşamı artık onunla paylaşıyorsun. Yediğin, içtiğin her şey gelişimini doğrudan etkiliyor; ruh halin onun hormonal dengesine yansıyor. 

... 

Ve geldik üçüncü ayın sonuna. Konakladığı o sağlam karargahtaki üç aylık dönemin finaline.  

Neler mi oluyor bu evrede?  

Bir kere beyni baş döndürücü hızla gelişiyor. Dış üreme organları şekilleniyor ve...  

Evet, doğru bildiniz! Aksilik olmazsa artık cinsiyetini öğrenebiliyorsunuz

... 

Arkasında dört ayı daha geride bırakıp beşinci ayı karşılayan mucizeniz artık iyice hareketlenmiş vaziyette. Yaşam sevinciyle güm güm atan kalp atışlarını duyabiliyorsunuz. Bununla birlikte saçları uzuyor, vücudunu incecik tüyler kaplıyor. Kemikleri sertleşiyor, tüm vücut yapıları olgunlaşmaya başlıyor. Başını hareket ettiriyor, refleksleri gelişiyor; hatta başparmağını emdiği dahi oluyor. 

... 

Adım adım doğacağı güne yaklaşıyoruz.  

Yedinci aydayız.  

Şayet iki ay daha beklerse, kaldığı merkezdeki konaklama süresini beklendiği gibi tamamlayacak. Yalnız olur da acele ederse telaş etmeyin; yedinci aya kadar gelişimini sağlıklı sürdürdüyse, bu aşamadan sonra hayatta kalma şansı tıbbi destekle oldukça yüksektir. 

Oldu da iki ay daha bekledi ve beklediğiniz o büyük gün geldi... 

Peki, ne olacak şimdi?  

“Artık ben hazırım, sizin dünyanıza doğmak istiyorum!” diyen mucizeniz, hayata ilk adımını atacak.  

Belki şiddetli sancılarınız olacak; belki ağrılarınız, belki gözyaşlarınız...  

Ama onu kucağınıza aldığınızda yaşayacağınız o ilk temas, akabinde hissedeceğiniz o his var ya... 

İşte o his, her şeye bedel. 

1 Embriyonik evre

2 Organların taslaklar halinde şekillenmesini sanatçının tuvaline attığı ilk fırça darbelerine benzetebiliriz. Henüz detaylar belirmemiştir ancak yaşamın eşsiz tablosunun ana hatları işte tam da bu 42 günlük süre zarfında çizilecektir.

DİĞER MAKALELER