Dolmabahçe Sarayı Sanatı

1843 yılında inşasına başlanan Dolmabahçe Sarayı Neo Klasik, Barok ve Rokoko gibi mimari formların kullanıldığı saray sırasıyla; Sultan Abdülmecid , Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murad, Sultan II. Abdülhamid, Sultan V. Mehmed Reşad ve Sultan VI. Mehmed Vahideddin olmak üzere altı padişaha ve son Halife Abdülmecide ev sahipliği yapmış ihtitaşamlı bir yapı.
En son gerçekleştirdiğim ziyaretten önce 3 kere daha ziyaret ettim bu sarayı. Her gidişimde notlarıma yenisini eklediğim bir saray.

Bu yazıda sarayın sanatsal yönüne ağırlık vererek bilgi paylaşmak istiyorum.
Yukarıda da belirttiğim gibi sarayın mimarisinde Neo Klasik, Barok ve Rokoko formları kullanılmış.
Sarayda üç salon dikkat çekici: Sarı Salon, Mavi Salon ve Pembe Salon.
Sarı ve Mavi salonda kabuller, toplantılar yapılırken pembe salonda aile toplantıları yapılıyordu. Bu salonu ilk kullanan Pertevniyal Validedir. Bu odada dikkati çeken detay sanata düşkünlüğüyle bilinen Abdülmecid’in bizzat kendi yaptığı ve duvarda duran tabloları.
Söz Abdülmecid’den açılmışken kendisine ait kütüphaneden bahsetmeden geçmek olmazdı. Kütüphanede 14.000 den fazla kitap var. Konuları tarih, coğrafya, bürokrasi, edebiyat, sanat ağırlıklı.
Sarayın Hünkar Dairesi girişinde barok üslubunun hakim olduğu kristal korkuluk sizleri karşılıyor. Sarayda yer alan ve bu dairede bulunan ihtişamlı ahizeler İngiliz yapımı. Dairede yer alan ve barok üslubuyla bezeli duvar saatleri son derece başarılı. Salonda 19. yy Japon vazoları bulunuyor. II. Abdülhamid döneminde diplomatik ilişkilerin başladığı Japonya’dan esintileri sarayda görmeniz mümkün. Hünkar Dairesinde yer alan vazoların yanı sıra sarayda bizzat Japon mimarisinin hakim olduğu eşya grubunun yer aldığı Japon Odası da bulunmaktadır.
Sarayda Fransız Baccarat Kristalinin örneklerinin görüldüğü ahizeler ve yemek takımları mevcut.
Sarayın girişinde ve daha birçok yerinde görmülmesi mümkün olan İngiliz Osler firması yapımı şamdanlar dikkatleri üzerinde topluyor. İhtişamın en güzel örneklerinin sergilendiği bu sarayda bu kristal ahizelerin seçilmesi isabetli olmuş ve saraya ayrı bir estetik görünüm katmış.
Bayramlaşma Salonu olarak bilinen salon bana kalırsa sarayın en nadide parçasının sergilendiği bölüm. Salona girer girmez gözünüze çarpan görüntü tavanda asılı duran ve kendini uzun uzun seyrettiren ahize. Ahize İngiliz yapımı ve parçaları tam 6 ayrı sandıkta saraya getirildi. Bu ahizenin takılması tam 2 ay sürdü.
Sarayın resim müzesi bölümünde yaptığım gezi sırasında beni en çok etkileyen resimlerin ilk beşini şu şekilde sıralayabilirim:
- Kar Manzarası - Ivan Ayvazovski
- Kuşlu Natürmort – Emilio Della Sudda
- Dolmabahçe Sarayı Rıhtımında Kaiser II. Wilhelm - Fausto Zonaro
- Karpuz Dilimli Natürmort – Şeker Ahmet Paşa
- Çiçekler – Victor Leclaire (Goupile Galerisinden alınan eser)
